6.4 C
Bursa
6 Nisan 2025 Pazar
spot_img
Ana SayfaTasavvufAllah'a Yönelişin Sırrı

Allah’a Yönelişin Sırrı

İbrahim b. Edhem, zenginlik ve şöhretin zirvesindeyken, bir gece tahtında uyuklarken duyduğu gürültüyle irkildi. Tavan sallanıyordu. Seslendi:

– Kim o?

– Tanıdık biriyim, devemi kaybettim, onu arıyorum, dedi. İbrahim b. Edhem,

– Be hey şaşkın, ne diye damda arıyorsun? Damda deve mi olur? deyince, damdaki kişi,

– Ey gafil, sen Allah’ı altın taht ve süslü elbiseler içinde arıyorsun. Damda deve aramak bundan daha mı garip? dedi.

Bu sözler, İbrahim b. Edhem’in kalbini derinden etkiledi ve o andan itibaren dünyevî zenginlikleri bırakıp kendini Allah’a adadı.

Bu hikâye, İbrahim b. Edhem’in hayatındaki dönüm noktasını ve Allah’a giden yolda sergilediği fedakârlığı göstermesi açısından önemlidir. Ancak ondan çıkarabileceğimiz dersler bununla sınırlı değildir. Basra’da yaşadığı bir olay, inancımızı sorgulama ve hayatımızı gözden geçirme konusunda bizlere önemli ipuçları sunar.

Kabul Olmayan Duaların Sırrı

Basra halkı, İbrahim b. Edhem’e dualarının kabul olmadığını ve bunun sebebini sorarlar. O da onlara şu on maddeyi sunarak, bunların duaların kabul olmasına engel olduğunu ifade eder.

Gelin, bu maddelere yakından bakalım ve günümüzdeki yaşantımızla ne kadar örtüştüğünü değerlendirelim:

  1. Allah’ı tanıdığınızı söylüyorsunuz, ama emirlerine uymuyorsunuz.
    Allah’ı tanımak, sadece bir bilgiye sahip olmak değil, O’nun emirlerini hayata geçirmektir. Peki, gerçekten O’na itaat ediyor muyuz, yoksa inancımız sadece bir iddiadan mı ibaret?
  2. Kur’an-ı Kerim’i okuyorsunuz, ama onunla amel etmiyorsunuz.
    Kur’an sadece okunmak için değil, anlaşılmak ve yaşanmak için indirilmiştir. Onun rehberliğinden ne kadar faydalanıyoruz?
  3. Hz. Peygamber’i sevdiğinizi söylüyorsunuz, ama sünnetine uymuyorsunuz.
    O’nun sevgisi, sadece sözle değil; ahlakını örnek almak ve hayatımıza yansıtmakla anlam kazanır. Ne yazık ki Müslümanların çoğu sünneti yalnızca ‘namaz sünneti’ sanıyor. Oysa onun ahlakı ve yaşantısının tümü sünnettir. Peki biz bu sevgiyi sözde mi bırakıyoruz?
  4. Şeytanın düşmanınız olduğunu söylüyorsunuz, ama ona uyuyorsunuz.
    Onun vesveselerine kapılıp günaha düşmek, ona dostluk etmek değil midir?
  5. Cennet’i sevdiğinizi söylüyorsunuz, ama ona lâyık olmaya çalışmıyorsunuz.
    Cennet, emek ve samimi ibadet gerektirir. Biz ne kadar çaba gösteriyoruz?
  6. Cehennemden korktuğunuzu iddia ediyorsunuz, ama ona götürecek fiillerden kaçınmıyorsunuz.
    Gerçekten korkuyor muyuz, yoksa sadece dile mi getiriyoruz?
  7. Ölümün hak olduğunu biliyorsunuz, ama ona hazırlanmıyorsunuz.
    Kaçınılmaz olana karşı ne kadar hazırlıklıyız?
  8. Başkalarının kusurlarıyla meşgul oluyor, kendi ayıplarınızı görmüyorsunuz.
    Kendi eksikliklerimizi düzeltmek, başkalarının hatalarıyla uğraşmaktan daha erdemli değil midir?
  9. Allah’ın nimetlerini bolca tüketiyor, ama şükretmiyorsunuz.
    Gerçekten şükür bilinciyle mi yaşıyoruz, yoksa sahip olduklarımızı kanıksıyor muyuz?
  10. Ölülerimizi defnediyor, ama kendi ölümlülüğünüzü aklımıza getirmiyorsunuz.
    Bir gün biz de toprak olacağız. Peki, bu gerçek bizi ne kadar etkiliyor?

Bu on madde, hepimizin kendi yaşamında bir nefis muhasebesi yapması için bir rehber niteliği taşır. Sadece sözlerimizle değil, fiillerimizle de Allah’a yönelenlerden olabilmek dileğiyle…

Bugün değişim için ilk adımı atma zamanı!

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SOSYAL MEDYA

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
4,338TakipçilerTakip Et
- Reklam -spot_img

Yeni İçerikler

Son Yorumlar

nurettinacar2016@gmail.com yorumladı Cebel-î Nûr-un Gül Goncası
Saniye yorumladı Sonbaharda Gelen Bahar
Gönül yorumladı Sonbaharda Gelen Bahar